IAEC’17 2-3 KASIM’DA İSTANBUL’DA GERÇEKLEŞTİ!

OİB’nin desteği, OSD, OTEP, TAYSAD ortaklığı ve SAE işbirliği ile bu yıl ikincisi düzenlenen IAEC, “Gelecekte Hareketlilik” teması ile 2-3 Kasım 2017 tarihlerinde Swissotel The Bosphorus’da başarıyla gerçekleştirildi.

Otonom, Elektrikli, Bağlantılı Araçlar ve Akıllı Şehirler gibi geleceğin teknolojilerine yönelik konuşma ve panellerin düzenlendiği etkinlikte, yurt dışından ve yurt içinden konularının uzmanı birçok dikkat çeken konuşmacı yer aldı.

Teknoloji, enerji verimliliği, tasarım ve kullanım tercihlerinde büyük değişimlere sahne olan ve rekabet kriterlerinin hızla değiştiği dünya otomotiv sanayii, bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı (IAEC’17) için İstanbul’da buluştu. Türkiye ihracatının 11 yıldır lideri konumunda olan otomotiv sanayinde mühendislik faaliyetlerinin ve üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen IAEC’17’de, otonom ve elektrikli araçlardan akıllı şehirlere kadar pek çok konu panel ve konuşmalarla ele alındı.

Konferansın ilk gününde “Bağlantılı Araçlar” ve “Akıllı Şehirlerde Taşımacılığın Geleceği”, ikinci gününde de “Otonom Araçlar”, “Gelecekte Elektrikli Araçlar”, “Araç Tasarımında Üniversite-Sanayi İşbirliği” ve “Otomotiv Sanayinin Mühendislik Eğitiminden Beklentileri” gibi başlıklarda paneller gerçekleşti ve birbirinden önemli konuşmacılar görüşleri ile geleceğe ışık tuttu.

Yerli-yabancı çok sayıda sektör temsilcisini buluşturan, 12’si yabancı olmak üzere 32 konuşmacı/panelist/panel başkanının katkılarıyla gerçekleşen IAEC’17; iki günde toplam 500 katılımcıyı ağırladı.

Bu yılki konferansta, ana tema olarak “gelecekte hareketlik” konusunu belirledik

Orta Doğu Teknik Üniversitesi Makine Mühendisliği bölümünde profesör olan ve BİLTİR Araştırma ve Uygulama Merkezi’nin direktörlüğünü yürüten IAEC’17 Başkanı Prof. Dr. Mustafa İlhan Gökler yaptığı açılış konuşmasında “Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı Türkiye’de otomotiv mühendisliği konusunda düzenlenmekte olan en kapsamlı ve en saygın konferans olarak dikkat çekmektedir. Organizasyonun sahibi olan otomotiv kuruluşlarımızın sanayimizdeki yeri ve öncelikleri düşünüldüğünde siz katılımcılarımızın da gösterdiği ilgi bizleri memnun etmektedir.” dedi.


Sıfır kaza ve emisyon için dört unsur gerekli

İki gün boyunca Gelecekte Hareketlilik temasının işlendiği konferansta, tüm dünyada güvenlik, çevre, maliyet gibi konularda çözüm olarak öne çıkan ve 2050 yılında 7 trilyon dolarlık bir ekonomi yaratması beklenen otonom araçlar konusu büyük ilgi gördü. Konferans için ABD’den gelen dünyanın en büyük otomotiv şirketlerinden General Motors’un Elektrik ve Kontrol Sistemleri Araştırma Laboratuvarı Direktörü Dr. Cem Saraydar, otonom araçlara ilişkin yaptığı konuşmada “Dünya otomotiv sektöründe sıfır kaza, sıfır trafik ve sıfır emisyon için güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Bu büyük bir rüya ancak gerçek olabilir. Bu rüyanın dört ana unsuru olarak; bağlantılı, otonom, elektrik ve paylaşım özellikleri öne çıkıyor” diye konuştu.

Dr. Cem Saraydar, gelecekte çok sayıda araçta kullanılacak özelliklere ilişkin şu bilgileri verdi: “Dünya genelinde çevreye duyarlı ve verimli araçlara talep çok artmış durumda. Bu da sektörde değişimi beraberinde getiriyor. Sıfır kaza, emisyon ve trafik için en önemli unsurlardan olan otonom araçların algılaması konusunda çok önemli teknolojiler geliştiriliyor. Otonom araçlarda başı yazılım çekiyor. Sensörlerden radar ve kameralara kadar çok sayıda teknoloji taşıtlara entegre ediliyor.”

Northeastern Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde Doç. Dr. Taşkın Padır da konuşmasında sektörün insan-otonom araç etkileşimi üzerinde çalıştığına değinerek “Örneğin otonom aracınız gitmesi gereken rota yerine birden başka bir yöne doğru gitmeye başladı. Sürücü olarak neden böyle olduğunu bilmek isteriz, öyle değil mi? Yani otonom araçlar, sürücü ile iletişim kurabilecek mi? Bu tip konular da sektörün gündem maddeleri arasında” dedi.

Almanya beş yılda 400 hidrojen yakıt doldurma istasyonu kuracak

Gelecekte Elektrikli Araçlar panelinde konuşan FEV Elektronik ve Elektrifikasyon Başkan Yardımcısı Dr. Thomas Hülshorst, “Geri dönüşüm amacıyla elektrikli araçların bataryalarını sabit kullanım için birleştirmeye çalışıyoruz. Konu şu an araştırma aşamasında. Aynı şekilde bataryanın ağırlığı nasıl düşer? Yeni nesil batarya hücreleri ile bu mümkün. Amacımız yüksek verimlilik ve düşük gürültülü bir tasarım. Tüm şirketler entegre konsepte odaklanıyor” diye konuştu. Multiphysics Energy Solutions (MES) Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Pekşen de Almanya’nın yeni teknolojiler konusundaki hedeflerine yer verdi. Pekşen şunları söyledi: “Almanya için yeni yakıt teknolojilerine yönelik araştırmalar büyük önem taşıyor. Temel hedef; 2050 yılına kadar ulaşımda yüzde 40 enerji tasarrufu yakalamak. Sadece hidrojen yakıt teknolojilerine ayrılan rakam 161 milyon Euro. Ülke genelinde 2023 yılına kadar 400 adet hidrojen yakıt doldurma ünitesi hedefleniyor.”

Türkiye için dijital servisler ve yazılımda fırsat var

Strategy& Ortağı ve otomotiv stratejisti olan Jörg Krings de Gelecekte Hareketlilik konulu konuşmasında şunları söyledi: Otomotivde konvansiyonel teknolojiler ‘hareketlilik’ felsefesi ile beraber yerini uçan araçlara bırakacak. Tüm endüstri bu gelişmeleri göz önünde bulundurmalı. Tam otonom araçlar 2028’den itibaren daha yaygın olacak. Yine ABD, AB ve Çin’de 2025 yılında 450 milyon aracın hepsinin birbiri ile bağlantılı olması bekleniyor. Otonomun da içinde olduğu dört ana unsur sayesinde endüstri artık daha çevreci, verimli ve hesaplı hale gelecek. Yakıt teknolojileri konusunda ise 2030 yılına geldiğimizde satılan yeni araçlar ağırlıklı elektrikli ve hibrit olacak. Türkiye’nin değişen ekosistemde dijital servisler, teknoloji, yazılım, paylaşım gibi konularda pazar fırsatları olabilir” şeklinde konuştu.

Araç sahibi olmak yerine paylaşım önemli

SAE Avrupa Operasyonları Direktörü Murat Doğru ise otomotiv sektöründe dönüşümü ele alan konuşmasında “Her yıl trafik kazalarında dünyada 1,3 milyon kişi hayatını kaybediyor. Bu nedenle geleceğin araçlarında güvenlik daha fazla olacak. Araçlar artık birbiriyle konuşuyor. Hız ve diğer bilgiler diğer araçlara aktarılıyor, güvenlik sağlanıyor. Diğer yandan ayrıca araç sahibi olmak yerine paylaşım daha önemli hale geldi” diye konuştu.

Ertrac Başkanı Dr. Stephan Neugebauer de Gelecekte Taşımacılık başlıklı konuşmasında “Taşımacılıkta karbon salınımı oranının 2050 yılına kadar yüzde 60 azaltılması hedefleniyor. İçten yanmalı motorlar hep olacak ama en çok hangi yakıt olacak, gaz, hidrojen? Şehir içinde elektrik, şehir dışında verimli, çevreye dost içten yanmalı motorlar olabilir. Yine hibrit de çok yaygın olacak. Güç aktarma konusunda genel trend bu yönde. Bu duruma bir de dijitalleşme ekleyin. Dijitalleşme, otonom sürüşten daha fazlası olacak. Sensör, altyapı, GSM operatörleri, yazılımlar, veri hizmetleri olacak. Tüm bu başlıkları Türk iş ortaklarımızla devam ettirmeyi isteriz” dedi.

www.iaec.ist